
Shazam: şarkı bulma programı
tarafından Apple Inc.
4,7
- Güvenlik
- 100% Safe
- Kategori
- Müzik ve Ses
- Puanlar
- 4,7
- Fiyat
- Free
- İndir
- 500.00M
Bu uygulama güvenli, güvenilir ve ücretsiz yüklenebilir; herhangi bir risk veya kötü amaçlı yazılım olmadan hızlı indirmeler sunar.
Ekran Görüntüleri








Analiz eden: Getfullapps
Bir kafede, takside ya da arkadaşımın arabasında çalan parçayı merak ettiğimde ilk yaptığım şey telefona uzanmak oluyor. Shazam, tam bu kısa merak anını işe yarar bir sonuca dönüştüren, Apple Inc. tarafından geliştirilen ücretsiz bir müzik ve ses uygulaması. Benim deneyimimde gücü, müzik dinleme uygulaması olmaya çalışmasından değil, duyduğum parçayı hızlıca tanıyıp onu daha sonra değerlendirebileceğim bir başlangıç noktasına çevirmesinden geliyor.
Uygulama mağazasında 4,7 ortalamaya sahip ve 500 milyondan fazla kuruluma ulaşmış durumda. Bu ölçekte yaygın kullanılmasının sebebi bence oldukça anlaşılır: Kullanıcıdan uzun bir arama cümlesi, sanatçı adı veya söz parçası istemiyor. Telefonu kısa süreliğine sese yöneltmek çoğu zaman yeterli oluyor. Yine de onu her müzik ihtiyacına uygun tek araç gibi görmüyorum. Parça keşfetmek, kayıtlarını düzenlemek veya yaratıcı bir projede müziği teslim aşamasına taşımak isteyenlerin beklentileri farklı olabilir.
Bir fikrin başladığı yerde Shazam ne kadar işe yarıyor?
Yaratıcı bir çalışmanın başlangıcı bazen bilgisayar başında değil, dışarıda duyulan tek bir sesle oluşuyor. Bir video fikri, kısa film atmosferi, podcast geçişi ya da kişisel çalma listesi için uygun parçayı ararken önce parçanın ne olduğunu bilmek gerekiyor. Shazam burada müziği doğrudan üretmiyor; fakat belirsizliği ortadan kaldırarak araştırmanın ilk adımını hızlandırıyor.
Uygulamayı açıp dinletme düğmesine bastığımda, çevredeki müziği analiz ederek tanımaya çalışıyor. Sonuç geldiğinde parça adı ve sanatçı gibi temel bilgiler, sonraki araştırmayı elle arama yapmaktan daha kolay hâle getiriyor. Özellikle sözleri anlaşılmayan, yabancı dilde olan veya arka planda düşük sesle çalan parçalar için bu yaklaşım pratik.
Gerçek hayattaki en kullanışlı senaryolardan biri şu: Bir kafede çalışırken arka planda hoşuma giden bir parça çalıyor. O anda not almak ya da sözlerini hatırlamaya çalışmak yerine uygulamayı açıp tanımlıyorum. Sonucu hemen dinlemek zorunda değilim; parçayı daha sonra incelemek üzere saklayabiliyorum. Böylece yaratıcı fikir, o anki iş akışımı bölmeden kaybolmamış oluyor.
Buradaki önemli ayrıntı, telefonu ses kaynağına mümkün olduğunca yakın tutmak. Kalabalık konuşmalar, yüksek ortam gürültüsü veya parçanın çok kısa duyulması tanıma sürecini zorlaştırabiliyor. Uygulama başarısız olduğunda bunu her zaman uygulamanın kusuru olarak görmüyorum; bazen kaynak ses gerçekten ayırt edilemeyecek kadar boğuk oluyor. Aynı parçayı daha sakin bir anda yeniden denemek, art arda rastgele arama yapmaktan daha mantıklı.
İlk keşfi yaratıcı bir çalışma listesine çevirmek
Benim için uygulamanın değeri yalnızca “bu şarkı ne?” sorusunu yanıtlamasında değil, bulunan parçayı bir sonraki adıma taşımasında. Bir müzik parçasını tanıdıktan sonra onu kişisel keşif akışımın parçası gibi düşünürüm: Sanatçının diğer çalışmalarına bakar, parçanın ruh hâlini not eder ve hangi projeye uyabileceğini değerlendiririm.
Sırada Keşfedilecek Makaleler

Benim Konuşan Angela'm: Kişisel Bakımdan Oyuncu Topluluğuna

8 Ball Pool’da Hata Anında Masa Ne Kadar Dayanıklı?

Google Meet, Mobil Görüşmeleri Android ve iOS’a Göre Şekillendiriyor

Google Play Store: Android’in Dağıtım Kapısını Kim Denetliyor?

iTunes’tan YouTube’a: Video Uygulamaları Oynatmanın Ötesine Nasıl Geçti?

Fortnite Mobil Aksiyonda Nişan Kadar Karar Vermeyi de Ödüllendiriyor
Bu yaklaşım özellikle görsel içerik hazırlayanlar için yararlı. Örneğin bir seyahat videosu için enerjik bir arka plan arıyorsanız, tek tek müzik platformlarında genel tür adlarıyla dolaşmak yerine, gerçek hayatta duyduğunuz parçaları referans olarak biriktirebilirsiniz. Böylece aramanız soyut bir “hareketli müzik” isteğinden, belirli sanatçıların ve benzer ses dünyalarının incelenmesine dönüşür.
Ancak burada bir sınır var: Tanınan bir parçanın yaratıcı projenizde kullanılabilir olması, otomatik olarak kullanım hakkınız olduğu anlamına gelmiyor. Shazam bana parçayı bulma konusunda yardımcı oluyor; lisans, izin veya yayın koşullarını çözmüyor. Bir videoyu yayımlamayı planlıyorsanız, bulunan müziği doğrudan kullanmadan önce hak durumunu ayrıca araştırmanız gerekir. Bu ayrım, uygulamayı profesyonel üretim sürecinde kullanan herkes için önemli.
Günlük kullanımda hız ve doğru anı yakalama
Uygulamanın ücretsiz olması, denemeyi kolaylaştıran en güçlü taraflarından biri. Sadece ayda birkaç kez merak ettiği parçaları arayan biri için ücretli bir müzik servisine geçmeden de yeterli bir iş görüyor. Ben de onu sürekli açık tuttuğum bir araçtan çok, ihtiyaç anında başvurduğum bir yardımcı gibi kullanıyorum.
Bir başka pratik alışkanlık, tanımlama sonucunu gördükten sonra ekran görüntüsü almak yerine uygulama içindeki geçmişi kontrol etmek. Böylece parçayı daha sonra tekrar bulmak için telefonun fotoğraf galerisini veya notlar uygulamasını gereksiz yere doldurmuyorum. Özellikle gün içinde birkaç farklı mekânda müzik keşfediyorsanız, bu küçük düzenleme farkı zamanla belirginleşiyor.
Yine de uygulamayı açmak için geçen birkaç saniye bazı durumlarda kritik olabilir. Parça kısa sürüyorsa, reklam arasıysa veya mekân sahibi müziği hemen değiştiriyorsa tanımlama fırsatı kaçabiliyor. Bu yüzden duyduğunuz parçayı gerçekten merak ediyorsanız, “sonra bakarım” demek yerine o anda denemek daha iyi. Shazam’ın temel gücü, ertelemeyi değil anlık tepkiyi ödüllendiriyor.
Bu alışkanlığı daha verimli hâle getirmek için sonucu bulur bulmaz onunla ne yapacağımı da düşünmeye çalışıyorum. Sadece merakımı gidermek istiyorsam parçayı dinleyip geçiyorum; bir proje için araştırıyorsam sanatçı ve sürüm bilgisini ayrıca kontrol ediyorum. Her keşfi üretim malzemesi olarak saklamak, zamanla gereksiz bir liste oluşturabilir. Benim için seçici olmak, uygulamanın geçmişini gerçekten işe yarar bir referans alanı olarak tutuyor.
Parçayı bulduktan sonra üretim sürecine nasıl katkı sağlıyor?
Bir parçayı tanımak, yaratıcı işin yalnızca araştırma aşaması. Sonrasında müziğin projeye uyup uymadığını değerlendirmek, benzer seçenekler bulmak ve teslim edilecek çalışmanın sınırlarını belirlemek gerekiyor. Shazam bu sürecin tamamını üstlenmiyor; fakat doğru referansı hızlı verdiği için benim araştırma süremi kısaltıyor.
Örneğin kısa bir video montajı hazırlarken, duyduğum bir parçanın temposunu ve genel hissini referans alabilirim. Ardından aynı sanatçının ya da benzer tarzın başka çalışmalarını inceleyerek daha uygun bir seçenek ararım. Buradaki fayda, uygulamanın bana hazır bir proje dosyası sunması değil; arama alanını daha anlamlı hâle getirmesi.
Bir podcast hazırlayan kişi için de benzer bir kullanım var. Bölümün girişinde nasıl bir atmosfer istediğini biliyor, fakat doğru sanatçıya veya parçaya ulaşamıyorsa, günlük hayatta duyduğu sesleri kaydetmeye başlayabilir. Daha sonra bu keşifleri müzik araştırmasının başlangıç noktası olarak kullanabilir. Ben bu yöntemi, genel tür filtrelerinde kaybolmaktan daha verimli buluyorum.
Burada gerçekçi olmak gerekiyor: Uygulama bir ses düzenleyici, çok kanallı kayıt aracı veya video montaj yazılımı değil. Parçayı kesmek, üzerine efekt eklemek, ses seviyesini ayrıntılı biçimde ayarlamak ya da bir projeyi doğrudan teslim formatına dönüştürmek için başka araçlara ihtiyaç var. Yaratıcı üretim açısından Shazam’ın rolü, dosyayı işlemekten önce doğru müziği tanımlamak.
Tanıma sonucunu değerlendirirken gözden kaçan ayrıntılar
Ben bir parçayı bulduğumda yalnızca adına bakıp karar vermiyorum. Sonucun gerçekten duyduğum kayıt olup olmadığını kontrol ediyorum. Aynı eserin canlı performansı, remix sürümü veya farklı bir sanatçı yorumu olabilir. Video, reklam ya da sosyal medya içeriğinde kullanılacaksa bu farklar önem kazanıyor; çünkü parçanın süresi, düzenlemesi ve atmosferi değişebilir.
Ayrıca ortamda birden fazla ses varsa sonuç üzerinde fazla hızlı davranmamak gerekiyor. Bir mağazada çalan müziğin üzerine konuşmalar, anonslar veya başka bir hoparlörden gelen sesler karışabiliyor. Uygulamanın gösterdiği ilk sonucu otomatik olarak projenin doğru referansı kabul etmek yerine, parçayı daha temiz bir ortamda yeniden dinlemek daha güvenli bir yöntem.
Benim için daha az bilinen ama değerli kullanım biçimi, yaratıcı toplantılarda referans paylaşmak. Bir ekip içinde “şuna benzeyen bir duygu istiyorum” demek yerine, daha önce tanımlanmış bir parçayı örnek göstermek iletişimi kolaylaştırıyor. Bu, uygulamayı sadece bireysel keşif aracından çıkarıp fikir geliştirme sürecinde ortak bir başlangıç noktası hâline getiriyor.
Tekrar tekrar dinleme ve seçim aşamasındaki sınırlar
Bir parçayı tanımlamakla onu projeye seçmek arasında fark var. Shazam hızlı bir keşif aracı olsa da, parçanın tüm yapısını düzenleme amacıyla incelemek isteyen bir üretici için tek başına yeterli değil. Bölüm geçişleri, vokalin yoğunluğu, giriş süresi veya belirli bir sahneye uyum gibi ayrıntıları değerlendirmek için parçayı ilgili müzik hizmetinde ayrıca dinlemek gerekiyor.
Bu durum uygulamanın zayıflığı olmaktan çok görev alanının sınırı. Ben Shazam’ı bir müzik kütüphanesinin yerine koyduğumda beklentim boşa çıkıyor; onu arama ve tanıma katmanı olarak kullandığımda ise çok daha anlamlı buluyorum. Müzik dinlemek için zaten kullandığınız servis ne olursa olsun, Shazam’ın katkısı doğru içeriğe ulaşmadan önceki bölümde ortaya çıkıyor.
Parça keşfini tamamen algoritmik önerilere bırakmak isteyen kullanıcılar için başka uygulamalar daha uygun olabilir. Çünkü burada en iyi sonuç, sizin gerçekten duyduğunuz ve merak ettiğiniz seslerden başlıyor. Tesadüfi keşif yerine geniş otomatik listeler, kişiselleştirilmiş radyo akışları veya ayrıntılı müzik koleksiyonu yönetimi arıyorsanız, Shazam’ı ancak yardımcı bir araç olarak konumlandırmak gerekir.
Alternatiflerin farkı en çok arama biçiminde hissediliyor. Müzik platformlarının arama kutuları genellikle bildiğiniz bir sanatçıya, parçaya ya da türe göre ilerliyor; öneri akışları ise dinleme alışkanlığınızdan hareket ediyor. Shazam’ın öne çıktığı an, arama terimini bilmediğiniz ama sesin kendisini duyabildiğiniz an. Buna karşılık, yeni müzik dinlemek için oturup saatlerce keşif yapmak istiyorsanız, bir yayın hizmetindeki seçkiler daha doğal bir başlangıç sunar.
Bir parçayı kaçırmamak için küçük bir saha rutini
Dışarıda müzik keşfederken en iyi yaklaşım, tanımlamayı mümkün olan ilk uygun anda denemek; fakat telefonla uğraşmanın güvenli ya da nazik olmadığı durumlarda kendinizi zorlamamak. Örneğin araç kullanırken ekrana uzanmak yerine, yolculuk sona erdiğinde parçayı yeniden duyma olanağı varsa o anı beklemek daha doğru. Bir kafede ise masadan kalkmadan kısa bir deneme yapmak genellikle daha kolay. Bu küçük karar, pratik bir araçtan dolayı dikkatin dağılmasını önlüyor.
Sonuç bulunamazsa, aynı gürültülü ortamda tekrar tekrar basmak yerine kaynağın değişmesini beklemek daha iyi bir strateji. Parça yeniden başladığında, konuşmalar azaldığında veya hoparlöre biraz yaklaştığınızda deneme şansı artabilir. Parçanın adını birkaç sözden çıkarmak bazen mümkün olsa da, sözler net değilse tahmin yürütmek yerine tanıma için daha temiz bir an kollamak bana daha az yorucu geliyor.
Bulunan müziği teslim aşamasına taşırken ne beklemeli?
Yaratıcı bir işin sonunda dosyayı paylaşmak, yayımlamak veya müşteriye teslim etmek gerekir. Shazam bu son aşamada doğrudan bir dışa aktarma merkezi gibi çalışmıyor; fakat doğru parçanın kimliğini netleştirerek teslim öncesi kontrol listenize katkı sağlıyor. Ben bunu özellikle yanlış sürüm kullanma riskini azaltan bir doğrulama adımı olarak görüyorum.
Bir videoda kullanılacak müzik için parça adı ve sanatçı bilgisini not etmek, proje klasöründeki açıklamaları düzenlemek veya ekip arkadaşlarına doğru referansı göndermek yararlı olabilir. Ancak bu bilgiyi yazmak, lisans belgesi yerine geçmez. İçeriği ticari bir kanalda yayımlayacaksanız, müziğin kullanım koşullarını ayrıca incelemek zorundasınız. Uygulamanın ücretsiz olması, tanımlanan her parçanın ücretsiz kullanılabileceği anlamına gelmiyor.
Bu nedenle benim önerdiğim iş akışı basit: Önce parçayı tanımlayın, sonra doğru sürümü kontrol edin, ardından kullanım hakkını araştırın ve en son montaj ya da yayın sürecine geçin. Bu sıralama, yaratıcı fikrin hızını korurken son dakika sorunlarını azaltıyor. Özellikle birden fazla parçanın kullanıldığı projelerde her referansı ayrı ayrı doğrulamak, teslim öncesinde aceleyle geriye dönmekten daha güvenli.
Uygulamanın geçmiş özelliğini bu noktada bir kayıt defteri gibi düşünmek mümkün. Gün içinde karşılaşılan müzikleri daha sonra topluca gözden geçirmek, hangi parçaların gerçekten projeye uyduğunu karşılaştırmayı kolaylaştırıyor. Fakat bunu profesyonel bir proje yönetim sistemi gibi görmemek gerekir; dosya sürümleri, ekip görevleri, lisans belgeleri veya teslim paketleri için ayrı bir düzen kurmanız gerekir.
Birden fazla kişiyle çalışırken, tanımlama geçmişinin tek başına ekip arşivi olmadığını da hesaba katıyorum. Bir sonucu paylaşacaksam, yalnızca hatırlayacağım varsayımına güvenmek yerine parça ve sanatçı bilgisini proje notlarına ekliyorum. Böylece daha sonra aynı referansa ulaşmak kolaylaşıyor; ayrıca ekipteki herkesin uygulamayı aynı şekilde kullanmasını beklememiş oluyorum. Bu, özellikle fikir aşamasında hız kazandırırken sonradan oluşabilecek karışıklığı da azaltıyor.
Kimler için doğru araç, kimler için eksik kalır?
Ben Shazam’ı özellikle müzik keşfetmeyi seven, duyduğu parçayı hızlıca kaydetmek isteyen ve yaratıcı araştırmasına gerçek ses örnekleriyle başlamak isteyen kişilere öneririm. Video üreticileri, podcast hazırlayanlar, sosyal medya içerik planlayanlar ve yeni sanatçılar arayan dinleyiciler için günlük hayattaki rastlantıları işe yarar referanslara dönüştürüyor.
Müzik dinlemeye yeni başlayan biri için de kullanımı kolay bir giriş noktası sunuyor. Sanatçı adını veya parça sözlerini bilmeden arama yapabilmek, müzik keşfini daha az zahmetli hâle getiriyor. Ebeveyn rehberliği yaş derecesi, uygulamayı değerlendirirken ailelerin de göz önünde bulundurması gereken mağaza bilgisini sağlıyor; yine de çocukların keşfettiği içerikleri ayrıca takip etmek her zaman iyi bir alışkanlık.
Buna karşılık, parçaları kesip biçmek, kendi kayıtlarını düzenlemek, miks yapmak veya doğrudan yayımlanabilir bir ses dosyası hazırlamak isteyenler başka bir uygulamaya ihtiyaç duyacak. Aynı şekilde, müzik arşivini ayrıntılı etiketlerle yönetmek ya da telifsiz içerik kataloğunda arama yapmak isteyen bir üretici için Shazam tek başına doğru seçim değil.
Ücretsiz olması önemli bir avantaj, fakat onu seçme nedeni yalnızca fiyatı olmamalı. Asıl değer, arama anındaki hız ve doğru parçaya ulaşma kolaylığı. Eğer müzik keşfinizi zaten başka bir hizmetin otomatik listeleriyle yapıyor ve dışarıda duyduğunuz parçaları hiç kaydetmiyorsanız, uygulamayı sık kullanmayabilirsiniz. Benim açımdan, nadiren ihtiyaç duyulan ama ihtiyaç geldiğinde çok zaman kazandıran araçlar arasında.
Bir başka karar noktası, aradığınız şeyin tek bir duyulmuş parçanın kimliği mi, yoksa yeni müzikle düzenli biçimde karşılaşmak mı olduğu. İlki için bu uygulama daha doğrudan; ikincisi için kişisel radyo ve öneri listeleri sunan dinleme hizmetleri daha doyurucu olabilir. Ben ikisini birbirinin rakibi olarak değil, farklı sorulara yanıt veren araçlar olarak görüyorum. İhtiyaç duyduğunuzda ikisini birlikte kullanmak da gayet doğal.
Benim yaratıcı üretim değerlendirmem
Shazam’ı bir üretim stüdyosu değil, yaratıcı sürecin kapısını açan hızlı bir tanıma aracı olarak görüyorum. Fikrin ortaya çıktığı anda müziği tanımlıyor, araştırmayı somutlaştırıyor ve doğru parçayı daha sonra incelemek üzere el altında tutuyor. Bu işlevi sade biçimde yerine getirmesi, onu karmaşık müzik keşif ekranlarından farklılaştırıyor.
En sevdiğim tarafı, günlük hayatla yaratıcı çalışma arasındaki mesafeyi kısaltması. Bir kafede duyulan parça, yolda fark edilen bir melodi veya arkadaş ortamında keşfedilen sanatçı, birkaç saniye içinde daha sonra kullanılabilecek bir referansa dönüşebiliyor. En iyi sonucu almak için onu müziği üretip teslim eden bir araç gibi değil, doğru sesi bulma ve doğrulama adımı gibi kullanmak gerekiyor.
Eksileri de bu çerçevede netleşiyor. Gürültülü ortamlarda tanıma zorlaşabiliyor, kısa süren parçalarda fırsat kaçabiliyor ve bulunan müziğin yaratıcı projede kullanılabilmesi için ayrıca hak kontrolü yapmak gerekiyor. Ayrıca düzenleme, miksaj, dosya yönetimi ve yayınlama gibi işler uygulamanın kapsamı dışında kalıyor. Bunları bilerek kullanırsanız hayal kırıklığı yaşamazsınız.
Genel değerlendirmemde ücretsiz Shazam, müzik ve ses kategorisinde telefonumda bulunmasını mantıklı bulduğum pratik bir yardımcı. Apple Inc. tarafından geliştirilen uygulama, 39 bin civarında inceleme ve 12 milyon civarında değerlendirmeyle geniş bir kullanıcı ilgisine sahip; fakat benim tavsiyem bu sayılardan çok kendi kullanım biçiminize bakmanız. Duyduğunuz müzikleri sık sık merak ediyor, yaratıcı fikirlerinizi gerçek parçalarla besliyor veya bir şarkının kimliğini hızlıca doğrulamak istiyorsanız deneyin. Profesyonel ses üretimi ve teslimi içinse onu daha kapsamlı araçların yanında, başlangıç ve kontrol aşamasında kullanın.
Artıları
- Şarkı tanıma sonuçları genellikle birkaç saniye içinde geliyor.
- Bulunan parçalar için sözlere ve müzik videolarına hızlı erişim sunuyor.
- Apple Music, Spotify ve YouTube Music bağlantıları pratik.
- Tanıma geçmişi, daha önce keşfedilen şarkıları kolayca bulmayı sağlıyor.
- Popüler şarkı listeleri yeni müzikler keşfetmek için yararlı.
Eksileri
- Bazı şarkılarda yanlış versiyon veya farklı sanatçı eşleşmesi görülebiliyor.
- Çevrimdışı tanıma özelliği sınırlı; sonuçları almak için bağlantı gerekiyor.
- Ücretsiz sürümde reklamlar kullanım deneyimini zaman zaman kesiyor.
- Şarkı sözlerinin tamamına erişim bazı içeriklerde kısıtlı olabiliyor.
- Arka planda sürekli dinleme pil tüketimini artırabilir.
Shazam: şarkı bulma programı hakkında sıkça sorulan sorular
Shazam: Şarkı Bulma Programı nasıl çalışır?
Shazam, çevrenizde çalan şarkıları kısa bir dinleme süreciyle tanımaya çalışır. Uygulama, kaydettiği ses örneğini geniş müzik veritabanıyla karşılaştırarak şarkının adını, sanatçısını ve çoğu zaman albüm bilgisini gösterir. Sonuç ekranından parçayı dinleyebilir, sözlerine bakabilir ve farklı müzik servislerinde açabilirsiniz. Gürültülü ortamlarda veya çok kısa seslerde tanıma başarısı düşebilir.
Shazam kullanmak için internet bağlantısı gerekli mi?
En doğru ve hızlı sonuçlar için Shazam’ın genellikle internet bağlantısına ihtiyacı vardır. Uygulama, ses parmak izini çevrim içi veritabanıyla karşılaştırır. Bazı durumlarda bağlantı yokken şarkıyı dinleyip daha sonra internet geldiğinde tanımayı deneyebilir; ancak bu özellik her cihazda veya her kullanım senaryosunda aynı şekilde çalışmayabilir. Mobil veri tüketimini azaltmak isteyenler Wi-Fi kullanmayı tercih edebilir.
Shazam ücretsiz mi, uygulama içinde ücretli özellikler var mı?
Shazam’ın temel şarkı tanıma işlevi genel olarak ücretsiz kullanılabilir. Kullanıcılar şarkı arayabilir, geçmiş tanıma kayıtlarını görüntüleyebilir ve desteklenen servislerde müziği açabilir. Bununla birlikte, uygulamanın yönlendirdiği Apple Music, Spotify veya benzeri platformlarda oynatma ve abonelik özellikleri ilgili servisin ücretlendirme koşullarına bağlıdır. İndirmeden önce mağazadaki güncel uygulama içi satın alma bilgilerini kontrol etmek faydalıdır.
Shazam hangi müzik servisleriyle uyumludur?
Shazam, tanınan şarkıları farklı müzik platformlarında açabilmek için çeşitli servislerle bağlantı kurabilir. Apple Music ve Spotify gibi popüler seçenekler birçok kullanıcı için öne çıkar; ancak kullanılabilir servisler cihazınıza, bölgenize, işletim sisteminize ve uygulamanın güncel sürümüne göre değişebilir. Bir servisi bağlamak istemezseniz şarkı bilgilerini yalnızca Shazam içinde görüntüleyebilir veya bağlantıyı sonradan kaldırabilirsiniz.
Shazam kişisel veriler ve mikrofon izni açısından güvenli mi?
Shazam’ın şarkı tanıyabilmesi için mikrofon erişimine izin vermeniz gerekir. Uygulama, tanıma başlatıldığında çevredeki sesi analiz eder; bu nedenle izinleri işletim sisteminizin ayarlarından istediğiniz zaman kontrol edebilirsiniz. Gizlilik konusunda uygulamanın güncel mağaza açıklamasını ve geliştiricinin veri politikalarını incelemek önemlidir. Konum, bildirim veya diğer izinleri kullanmak istemiyorsanız bunları ayrı ayrı devre dışı bırakabilirsiniz.
Shazam: şarkı bulma programı Hakkında Kendi Dilinizde Okuyun
Shazam: şarkı bulma programı
Bu site, üçüncü taraf uygulamalar hakkında bağımsız bilgiler sunar ve burada yer verilen hiçbir uygulamayla bağlantılı değildir; bu uygulamaların sahibi, geliştiricisi veya dağıtıcısı da değildir. Uygulama adları, logoları ve ticari markaları ilgili sahiplerine aittir. Geliştirici bilgileri referans amacıyla sunulmuştur; lütfen geliştiriciyle doğrudan support@apple.com üzerinden iletişime geçin, https://www.shazam.com/ adresini ziyaret edin veya https://www.apple.com/legal/privacy/ sayfasını inceleyin.













